GÜLE GÜLE BÜYÜK USTA

Şakir Gökçebağ: Gurbette Dünya Sanatçısı Bir Türk

STEPHEN KİNG’İN PALYAÇOSU GERİ DÖNÜYOR

Live A+ Geri Döndü

Şakir Gökçebağ: Gurbette Dünya Sanatçısı Bir Türk

Genel 04 Temmuz 2015
70 views

 

Günlük hayatınızda her zaman karşılaştığınız, sıradan, özelliksiz nesnelerin büyüleyici bir kompozisyon ile alışılmadık bir biçimde görsel sunumu karşısında hipnotize olmuş gibi bambaşka dünyalara gittiniz mi hiç? Cevabınız “Hayır” ise muhtemelen Şakir Gökçebağ’ı tanımıyorsunuz demektir. Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Harika bir yolculuğa çıkıyoruz.

c

1965 Denizli doğumlu olan Şakir Gökçebağ, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar’dan mezun. Kariyerinin başlarında resim çalışmaları yapan sanatçı daha sonra fotoğraf ve yerleştirme (enstalasyon) üzerine yoğunlaşmış. 90’ların sonlarında aldığı burslar ile açılan Almanya kapıları ise sonrasında bu ülkenin sanatçının yeni evi olasını sağlamış. Şakir Gökçebağ 2001 yılından beri Hamburg’da yaşıyor ve üretiyor.
Live A+ – Şakir Gökçebağ

Live A+ – Şakir Gökçebağ

Kendisi aslında alanında oldukça tanınan bir sanatçı. Girişte de söylediğimiz gibi, tamamen sıradan objeleri, kendi üslubu ve espri anlayışı ile harmanlayıp, kelime oyunları ile tamamen bağımsız, eşsiz ve büyüleyici sanat eserlerine dönüştürüyor. Geniş anlamla yaptığı işin ya da sanatın adı Yerleştirme ya da dilimizde kullanılan diğer adı ile Enstalasyon.

 

Bu noktada benim gibi bu konuda çok fazla akademik bilgi sahibi olmayanlar için bir parantez açarak birkaç bilgi vermekte fayda var. Wikipedia, Yerleştirme sanatını şöyle tanımlıyor:

 

“Geleneksel sanat eserlerinden farklı olarak, çevreden bağımsız bir sanat nesnesi içermeyip belirli bir mekân için yaratılan, mekânın niteliklerini kullanıp irdeleyen ve izleyici katılımının temel bir gereklilik olduğu sanat türü. Kapalı veya açık mekânlarda yapılabilir.”

 

Şakir Gökçebağ’da bu topraklardan yetişmiş ve bu sanatta dünya çapında kendisine yer edinmiş ender sanatçılardan biri. Her ne kadar doğduğu topraklarda, sanat çevreleri dışında yeteri kadar tanınmasa da. Belki de, sanatına doğduğu topraklarda devam etmiyor (yoksa edemiyor mu demeli?) olması sayesinde dünyada bu kadar tanınmış. Yurt dışında yaşayan diğer nice cevherimiz gibi.  İçinden çıkılmaz bir durum sanki.

 

Kendisi ile tanışmam birkaç ay öncesinde görsel sanatlar ile ilgili yabancı bir sitede eserlerinin resmini görmemle oldu. Bu sanat hakkında herhangi bir bilgim veya yetkinliğim olmasa da gördüklerime adeta vuruldum.

 

O andan itibaren kendisi hakkında Live A+’a bir yazı yazmayı planladıktan sonra sonunda cesaretimi toplayıp kendisi ile internet üzerinden bağlantıya geçerek bu yazı için iznini istedim. O da çok kibar bir cevap yazarak izin verdi.

 

Kendisi ile bağlantıya geçmekte gecikmemin en önemli sebebi, herhangi bir şekilde yaptığı sanat hakkında yorum yapacak eğitim, bilgi ya da yetkinliğe sahip olmamamdı. Ancak bu güzel eserlerin, akademik anlamda bu konuda bir eğitime sahip olmayan kişilere de tanıtılması gerektiğini düşünüyorum.

 

Düşüncemi destekler şekilde Şakir Gökçebağ’da verdiği yanıtında yaptığı sanatı “çağdaş sanat içinde olan ama elitist olmayan” olarak tanımlıyor.
Live A+ – Şakir Gökçebağ

Live A+ – Şakir Gökçebağ

Eserlerinde günlük hayatta hemen her yerde karşılaşabileceğimiz objeleri kullanıyor. Örneğin bir şemsiye, ayakkabı, halı, tesbih, elma, karpuz, hatta tuvalet kağıdı gibi. Ancak bu nesneleri kendi hayal gücünde öyle bir yorumluyor ve sonrasında öyle bir kompozisyon içine sokuyor ki bakmaktan gözünüzü alamıyorsunuz.

 

Kendisi sanatı “çok şey görüp en yalın şekilde anlatmak” olarak tanımlıyor. Ki eserlerine baktığınızda bu yalınlığı neredeyse elle tutulur şekilde farkedebiliyorsunuz. Nesneleri öylesine yerleştiriyor ki “ne bir şey eksik, ne bir şey fazla” yı net olarak algılayabiliyorsunuz.Gökçebağ, kendi sanatını da “Bir çocuk saflığında, o anı yaşayan ve de yaşatan, yalın bir sanat” olarak tanımlıyor.

 

Şakir Gökçebağ bir Dünya sanatçısı. Bu konuda, ülkemizde pek olmasa da dünyada hakettiği takdiri görüyor ve daha da artarak göreceği çok aşikar. 2012 yılında, sanatı olağan kalıplarının dışında kullanan Fluxus akımının kurucusu adına düzenlenen George Maciunas Ödülüne layık görülmüş. Ve bu ödül aldığı diğer ödüllerin sadece biri.

 

Her ne kadar artık Türkiye’de yaşıyor olmasa da, bu toprakların harmanını Gökçebağ’ın eserlerinde net olarak görmek mümkün. Sayfamızda yer alan resimlerde de göreceğiniz gibi yerleştirmelerinde kullandığı tespih, halı, mandal, ayakkabı gibi nesneler, fotoğraflarında kullandığı karpuz dilimi, elma kabuğu, taze fasülye, lahana gibi görseller direk olarak bizden hissettiriyor. Ayrıca İstanbul’u ve İstanbul ile ilgili görüntüleri de sık sık eserlerinde kullanıyor sanatçı. Yani yetiştiği yerlerin yerelliğini sanatının evrenselliği içerisine başarı ile ve eşsiz bir şekilde yerleştiriyor.Gökçebağ da bu durumu reddetmiyor ve “Benim işlerim buram buram Türkiye” kokar diyor. Bu konuda kategorize edilmeyi sevmemekle birlikte kendisini hem doğulu, hem baılı olarak görüyor ve şöyle diyor: “Birisi karım diğer sevgilim”.

 

Yapılan bir röportajda sorulan soru üzerine eserlerinin son hale gelmesini uzun bir süreç olarak tanımlıyor Gökçebağ. Bir çok fikir ile çalıştığını, fikrin olgunlaşmasının zaman aldığını, her 100 fikirden bir ya da ikisinin sergilenme aşamasına gelebildiğini anlatıyor. Sanatçı, bu süreçte bazen satranç oynar gibi ciddi, bazen bir çocuk oyunundaki gibi samimi aşamalar yaşıyor. Devamını kendi cümleleri ile aktaralım.:
” İlham kaynağım etrafımda gördüğüm nesneler, günlük kullanım eşyaları. Ben varlıkların doğal durumlarını sorguluyorum. Sıradan şeylerin sıradışı görünümleri bana göre gündelik monotonluğu dayanılır hale getiriyor. Eşya ile mekân arasındaki alışılmışın dışındaki ilişkiler, eşyanın tabiatına aykırı durumlar benim ilgi alanıma giriyor.”

 

Sanatçının, “Sanat” kavramına getirdiği tanım da oldukça ilginç ve samimi: “Sanat, çok şey görüp en yalın şekilde anlatmaktır”
Live A+ – Şakir Gökçebağ

Live A+ – Şakir Gökçebağ

Sanatçının, eserlerinden bir derlemeyi içeren Prefix and Suffix adında bir de kitabı mevcut. Kitabı İstanbul’daki Robinson Crusoe Kitabevinde bulmak mümkün.

 

Sayfamızda sanatçının farklı sergilerde yer almış müthiş eserlerinden bazı örnekler var. Dahası için kendisinin internet sayfasına göz atmanızı öneririz. Önümüzdeki dönemde yeni eserlerini görebilmek ve takip edebilmek dileğiyle. Bu yazıya ve eserlerinin görsellerini kullanmamıza izin verdiği için de Live A+ olarak kendisine çok teşekkür ederiz.

 

Live A+

 

 Görseller: http://sakirgokcebag.com/

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Bunlar da var!
MİSAFİRLİĞİ SEVDİK

MİSAFİRLİĞİ SEVDİK

15 Ocak 2015
10 views
BİSİKLET Mİ DEDİNİZ?

BİSİKLET Mİ DEDİNİZ?

20 Kasım 2014
74 views
MİSAFİR YAZAR

MİSAFİR YAZAR

25 Aralık 2014
10 views
Yepyeni Bir Blue Jean

Yepyeni Bir Blue Jean

02 Ocak 2016
54 views
Google’dan Star Wars’a Özel Doodle

Google’dan Star Wars’a Özel Doodle

25 Kasım 2015
35 views
Geleceğin Dünyası Nasıl Olacak? (V)

Geleceğin Dünyası Nasıl Olacak? (V)

24 Ağustos 2015
33 views