Geleceğin Dünyası Nasıl Olacak?

HADİ BE 2015…..!!! GÖSTER KENDİNİ

Danimarka’nın Rüzgardan Ürettiği Enerji Ülkenin Tüm Talebini Geçti

Daha İyi Bir Lider Olmanın 12 Basit Yolu

Daha Çok Hatırlamak ve Daha Az Unutmak İçin 6 İpucu

Kişisel Gelişim, Sağlık 08 Ağustos 2015
300 views

Her ne kadar sonucu bilmek için böyle bir araştırma yapılmış olmasına ihtiyacımız olmasa da, yapılan bütün araştırmalar, daha kuvvetli bir hafızaya sahip olmanın profesyonel ve özel hayatımızda pozitif etkileri olduğunu ispatlıyor.

 

 

Daha güzel ve mutlu bir hayat için daha fazla hatırlamalı, daha az unutmalıyız.
Yapılan bilimsel araştırmalar, günlük hayatımızdaki basit şeyleri ilişkilendirmenin hafızamızı inanılmaz derecede güçlendirdiğini gösteriyor. Tıpkı, öğrenme, anlama, hatırlama fonksiyonları sırasında beynimizdeki nöronların birbirleri ile bağlanarak oluşturdukları Sinaps denen yapıda olduğu gibi.

 

 

Hafıza veya hatırlama, farklı beyin aktivitelerinden oluşan bir süreç. Nasıl güçlendirileceği hakkında ahkam kesmeden önce, birkaç basit maddede hatırlamanın nasıl bir süreç olduğuna kısaca gözatalım:

Adım 1: Anının oluşması

Beynimiz, yaşadığımız deneyim ile ilgili özel bir yapıda sinyaller oluşturarak nöronlar arasında Sinaps denen bağlantıları oluşturur.

 

Adım 2: Anının pekiştirilmesi

Herhangi bir işleme tabi tutulmaması halinde oluşan anı bir süre sonra yok olacaktır. Pekiştirme, oluşan anının daha sonra anımsanmak üzere uzun süreli belleğe taşınması işlemidir. Bu işlem genellikle biz uykudayken beynin, anının oluşması sırasındaki yapının tekrarlanması ve daha önce oluşturulan sinapsların kuvvetlendirilmesi ile gerçekleşir.

 

Adım 3: Anının yeniden hatırlanması

Anı ile ilgili nöronlar arasındaki sinapslar ne kadar kuvvetli ise, hatırlanması da o kadar kolay olacaktır. Ayrıca anı her hatırlandığında, beyin aynı yapıdaki sinyalleri yeniden üretecek, bu sayede sinapslar daha da kuvvetlenecek, bir sonraki hatırlama daha da kolay hale gelecektir.

 

Şimdi bu süreçte hatırlamayı kolaylaştıracak, unutmayı zorlaştıracak ipuçlarımıza bakalım.

 

 

1. Pekiştirme işlemini desteklemek için kahve için

Kahvenin, anının oluşmasından önce içilmiş olmasının pekiştirme işlemine çok da yardımcı olduğunu söylemek mümkün değil. Bir çok araştırma, deneyimden önce içilen kahvenin hatırlamaya etkisinin çok az olduğunu ya da hiç olmadığını gösteriyor. Tam tersine, yapılan bir çok araştırma, deneyimin oluşmasından sonra alınan kafeinin hatırlamayı arttırıcı etkisinin çok daha fazla olduğunu göstermekte.

 

Yeni yapılan benzer bir araştırma sırasında deneyimin oluşmasından sonra deneklere verilen kafein haplarının hatırlama sürecinin 24 saate kadar güçlendirildiğini gösteriyor. Bu inceleme sırasında deneklere bazı resimler gösterilmiş ve sürecin sonunda aynı resimlerle birlikte, çok benzer, yanıltıcı resimler ve tamamen farklı resimler gösterilmiş. Amacı deneklerin bire bir aynı resimleri hatırlayıp hatırlamadıklarını bulmak olan bu teste Özellik Ayrımlaştırması (Pattern Separation) adı veriliyor ve testi uygulayanlara göre pekiştirme işleminin derinliklerinin ortaya çıkarılmasını sağlıyor.

 

 

Araştırmacılar, test sırasında kafeinin pekiştirme sürecine etkileri üzerinde odaklanmışlar ve deneyim sonrası kafeinin, öncesinde alınan kafeine göre sürece çok daha olumlu etkileri olduğunu gözlemlemişler.

 

Bu yüzden, çok erken saatlerde içilecek “sabah kahvesi” yerine, gün içerisinde önemli işler, toplantılar, aktivitelerden sonra azar azar içilmesinin hatırlama sürecine çok daha ciddi etkiler sağlayacağı çok açık.

 

2. Çalışan hafızayı desteklemek için meditasyon yapın

“Çalışan hafıza” bir nevi beyninizin not defteridir. Yeni tanıştığınız birinin adı, gitmeniz gereken bir adres gibi yeni bir bilgi, öğrenim, deneyim önce bu not defterine kaydedilir ve işleri bitene kadar burada tutulurlar. Bu noktada bu bilgiler daha sonra kullanılmak üzere gerekli ise daha sonra hatırlanmak üzere kalıcı hafızaya taşınır, gereksiz ise silinirler.

 

 

Çalışan hafızayı hemen hemen her konuda her gün kullandığımızdan, daha kuvvetli olması hayatımızı çok daha kolay hale getirecektir. Yetişkin bir insanın çalışan hafızasında ortalama 7 farklı bilgiyi tutabilse de meditasyon ile bunun arttırılması mümkün olabilmektedir.

 

Araştırmalar, Farkındalık Terapisi uygulanarak hatırlama sürecinin 8 haftada geliştirilebileceğini göstermekte. Ayrıca meditasyon yapmak ve bunun konsantrasyona etkisi sayesinde sadece iki haftada çalışan hafızamızın daha güçlü hale gelmesini sağlamak mümkün.

 

Peki meditasyon bu etkiyi nasıl sağlayabiliyor? Bunun sebebi meditasyon sırasında beynin normalde durmaksızın yaptığı “bilgi işleme” fonksiyonunu durduruyor olması.

 

Zaman zaman bir ara verip zihni boşaltmak sadece stresinizi azaltarak iyi hissetmenizi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hatırlama fonksiyonlarınızın da iyileşmesine yardımcı olur.

 

3. Uzun süreli hafızanızı geliştirmek için çilek ve benzeri meyveleri bol bol yiyin

Yapılan araştırmalar, çilek, böğürtlen, ahududu ve benzeri meyvelerin hafıza kaybını engellemekte faydalı bir silah olduğunu gösteriyor. Reading Üniversitesi ve Peninsula Sağlık Okulunun yaptığı bir araştırma sonucuna göre, sıradan bir beslenme diyetini 12 hafta boyunca yaban mersini ile desteklemek hafıza fonksiyonlarını iyileştiriyor. Üstelik, araştırma sırasında iyileşme etkilerinin üçüncü haftadan itibaren görülmeye başladığı ve araştırma boyunca artarak sürdüğü tespit edilmiş.

 

 

 

Yapılan başka araştırmalar da bu sonucu destekler durumda. Tabii ki daha detaylı araştırmaların yapılması sonuçların daha da netleşmesini ve faydaların daha iyi anlaşılmasını sağlayacak. Ancak şu açık ki, flavonoid açısından zengin olan çilek ve türevleri beyindeki bağlantıların daha da güçlenmesinde etkin rol oynuyor ve bu durum da bu meyvelerin uzun süreli hafızaya olumlu etkisini açıklıyor.

 

4. Hatırlamayı kolaylaştırmak için düzenli egzersiz yapın

İnsan ve fare beyni üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki düzenli egzersiz yapmak hatırlamayı kolaylaştırıyor. Düzenli egzersiz yapmak hatırlamayı kolaylaştırmasının ötesinde, yetişkinlerde, zihin fonksiyonlarının gerilemesini de yavaşlatıyor.

 

 

Tabii ki düzenli egzersizin vücuda sayısız faydası mevcut. Ancak beyne olan faydaları sadece hatırlama ile ilgili değil. Aynı zamanda bilişsel fonksiyonları da iyileştiriyor.

 

Dolayısıyla vücudunuzun ötesinde zihninizi de sağlıklı tutmak için düzenli egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirmelisiniz.

 

5. Öğrenirken sakız çiğneyin

Öğrenmeyi sürecini kolaylaştıracak bir başka kolay aktivite de yeni birşey öğrenirken sırasında sakız çiğnemek. Yapılan araştırmaların çelişkili sonuçlarına rağmen, yakın zamanda yapılan bir araştırma gösteriyor ki denekler öğrenme sürecinde sakız çiğnediğinde, hatırlama sürecindeki verim ve hatırlama hızı artıyor.

 

 

Sakız çiğnemenin bu sürece olumlu etkisinin sebepleri çok net olmasa da en büyük olasılıklar, çiğneme sırasında şakakların hemen üzerinde sağlı sollu yer alan ve hafıza ile yön bulma konusunda önemli bir beyin bölgesi olan hipokamp‘ın çalıştırılıyor olması ve çiğneme sırasında beyne daha fazla oksijen gidiyor olmasıdır. Yapılan araştırmalardan biri öğrenme ve test sırasında sakız çiğneyen deneklerde daha yüksek nabız olduğunu ve dolayısı ile beyne daha fazla kan ve oksijen gittiğini göstermiştir.

 

6. Hafızanızı pekiştirmek için daha fazla ve kaliteli uyuyun

Uyku vücudumuzun en ihtiyaç duyduğu aktivitelerden biri, belki de birincisi. Ayrıca, günümüz insanının “zaman” la birlikte yoksunluğunu en çok hissettiği şeylerin başında geliyor. Aynı zamanda iyi bir hafızaya sahip olmak için olmazsa olmazlardan biri.

 

Yazının en başında da belirttiğimiz gibi, anıların pekişmesi sürecinin en önemli işlevleri uyku sırasında gerçekleşiyor. Dolayısıyla, yetersiz uyku durumu öğrenlilenlerin doğru hatırlanamaması sonucunu da doğurmaya aday doğal olarak.

 

 

Bu anlamda uykunun hatırlama sürecini desteklemesi için kısa şekerlemelerin bile faydalı olduğu biliniyor. Yapılan bir başka araştırma bu konude çok ilginç sonuçlar vermiş.

 

Araştırma sırasında bir grup deneğe üzerinde resimler olan kartlar verilerek incelemeleri istenmiş. İnceleme sonrası 40 dakikalık bir ara verilmiş. Ara sırasında deneklerin yarısınden uyumaları istenmiş, diğer yarısı ise uyanık bekletilmiş.

 

Ara sonrası kartları hatırlama oranı uyuyan grupta %85 olurken, uyanık kalan grup %60’da kalmış.

 

Bu araştırmalar göstermektedir ki, herhangi bir anı/bilgi beyne (özellikle hipokamp’a) kaydedildikten sonra hala çok kırılgan bir haldedir. Yani kolaylıkla unutulabilir. Özellikle, beyin yeni bilgiler öğrenmeye ve hatırlamaya zorlandığında. Şekerleme yapmak bu bilgilerin neokorteks‘e yani beynin daha kalıcı hafızaya sahip bir bölgesine taşınmasını sağlar. Bu sayede üzerine yeni bilgilerin yazılması yoluyla anıların unutulmasının önüne geçilmiş olur.

 

Bu noktada uykunun zihnimiz üzerindeki olumlu etkisini vurgulamak için şundan da bahsetmekte fayda var. Sadece öğrenme sonrasındaki değil, öğrenme öncesindeki sağlıklı uykunun da hatırlama üzerinde önemli katkısı bulunuyor. Yine yapolan araştırmalar, uyku yoksunluğunun öğrenme ve öğreninlenin hafızada pekiştirilmesi süreçlerine ciddi olumsuz etkiler yaptığını gösteriyor.

 

Uykunun sağlığımıza etkileri konusunda Uyku Hakkında Herşey adlı yazı dizimize de göz atmanızı tavsiye ediyoruz:

UYKU HAKKINDA HERŞEY – 1: UYKU NEDİR?

UYKU HAKKINDA HERŞEY – 2: ERKENCİ KUŞ OLMANIN FAYDALARI

UYKU HAKKINDA HERŞEY – 3: NASIL ERKENCİ KUŞ OLUNUR?

Kaynaklar:

Wikipedia
Inc
Gawker
NCBI
nature.com
PsychCentral
farkindalik.info
Science Daily
Scientific American
New Scientist

Yorumlar

1 Trackbacks/Pingbacks

  1. Pingback: Hafızanızı "Akıcılık" Tuzağına Düşmekten Koruyun on 16 Kasım 2015