Geleceğin Dünyası Nasıl Olacak? (II)

Dünyanın İlk Web Sayfası 25 Yaşında

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

CES 2015 İZLENİMLERİ

Peru Gezi Notları

Gezi 09 Ekim 2015
253 views

 

 

PERU—BEYOND THE EXPECTATIONS

Peru uzun süredir gitmeyi planladığım bir ülkeydi. Belgesellerde kafamıza kazınan inanılmaz Machu Picchu görüntüleri mi, Inka Uygarlığının gizemi mi, yıllar önce okuduğum Erich von Daniken‘in “Tanrıların Arabaları” kitabında uzaylılar ile ilgili teorilerini desteklemek için kullandığı bulgular mı, yoksa fotoğraflarda gördüğüm kırmızı yanaklı çocukları sevip, pazarlardaki bir sürü rengarenk hediyelik eşyaya sahip olma güdüsü mü bilmiyorum… Neyse sonunda uygun zaman, uygun para, uygun ruh hali, uygun tur bulundu ve yola çıkıldı.

Eee yolculuk uzun haliyle; İzmir-İstanbul (1 Saat), İstanbul-Amsterdam (3 saat), Amsterdam-Lima (12 saat). Türkiye ile Lima arasındaki zaman farkı da 8 saat. Bu sersemletici yolculuktan sonra Lima’da uçaktan indiğimde ilk gördüğüm, “Peru- Going beyond your expectations” yazan reklam panosuydu. Genelde seyahatlerden önce çok fazla okumayıp gittiğim yerlerin beni şaşırtmasını seviyorum. Ama bu sefer Peru hakkında onlarca gezi yazısı okudum. Dünya’nın birçok yerini gezmiş olan bir sürü insan, Peru ve Machu Picchu’yu listelerinin en başına koymuşlar. Dolayısıyla benim de ülke hakkındaki beklentilerim yüksekti ama şimdi orada geçirdiğim on günü değerlendirdiğimde gerçekten beklentilerimin çok ötesinde olduğunu düşünüyorum. İyi ki daha da yaşlanmadan gitmişim diyorum. Tabi bu yaşlılık konusu benim gibi hiç spor yapmayanlar için geçerli. Yoksa turumuzdaki 73 yaşındaki teyzemiz hepimizden daha dayanıklıydı.

 

İLK DURAK CUSCO

Lima’dan Cusco şehrine 1.5 saatlik bir uçak yolculuğu ile gidiliyor. Pilotumuz 3400 metre yükseklikteki havaalanına yükselerek (!) iniyor. Eğer uçak havaalanına indiğinde alkışlanacak bir pilot varsa o kişi budur.

Uçaktan indiğimde yükseklik hastalığının ne olduğunu anlıyorum. İki adim attıktan sonra nefes nefese kalıyorum. Yüksek irtifaya zamanla alışacakmışız. Benim gibi ömrünü deniz seviyesinde geçirmiş biri için zor bir durum.

 

Live A+

 

Havaalanından İnka şehri Ollantaytambo‘ya doğru yola çıkıyoruz. Lokal rehberimiz yükseklik rahatsızlıklarına iyi geldiği için koka yaprağı ikram ediyor. Tarife uygun olarak birkaç yaprağı ağzımızda tutarak merakla sonucu bekliyoruz. Coca-Cola’nın ve kokainin hammaddesini oluşturan koka bitkisinin yaprakları, Peru ve Bolivya’da yasal olarak satılıyor. Bu yaprakları çiğnemek açlık, susuzluk ve yorgunluk hissini ortadan kaldırarak uzun saatler çalışmaya yardımcı oluyormuş.

Coca-Cola demişken; içinde böcek var söylentisine sebep olan, bu içeceğe rengini veren mantarımsı canlıları bizzat gördüm. Sadece Peru’da yetişen bir kaktüsün üzerinde yaşıyorlar ve ezince kırmızı bir sıvı çıkıyor. Yani Coca-Cola’nın iki ana hammaddesi de Peru’dan.

Live A+

 

Ollantaytambo şehrindeki tepeye çıkarken biraz kötü oluyorum. Belki görgüsüzlük yapip biraz fazla çiğnediğim koka yaprağındandır. Neyse bozuntuya vermeden en tepeye kadar çıkıyorum. Bu bizim Inka eserleriyle ilk tanışmamız. Bundan sonra da çeşitli örneklerini göreceğimiz tapınaklardaki taş işçiliği, tarım için kullanılan teraslama teknikleri çok ilginç. Tapınaklarda kullandıkları taşların her biri tonlarca ağırlıkta ve Inka’lar bu tapınakları yaparken henüz tekerleği icat etmemisler (soru : nasıl taşıdınız tonlarca taşı uzaklardaki taş ocaklarından ?). Bir de taşları kusursuz bir işçilikle kesmişler ve birbirine kusursuz bir teknikle birleştirmişler.

 

Live A+

Live A+

 

Oradan Moray tarım laboratuvarlarına gidiyoruz. Burada oluşturdukları farklı yüksekliklerdeki teraslarda tarım denemeleri yapmışlar. (Ya da uzaylılar için iniş pisti, bilmiyorum artık.)

 

Live A+

 

Şimdi yeri gelmişken bu uzaylılar konusuna biraz değinmek istiyorum. Bugün gördüğümüz ve bundan sonra göreceğimiz her şey “vay be! o devirde bunları nasıl yapmışlar ?” dedirtecek cinsten. Rehberimiz bu uzaylılar konusuna hiç rağbet etmiyor, hatta hafiften kızıyor gibi. Ama şu da bir gerçek ki, bilim ve arkeoloji de her sorumuza cevap vermekte biraz yetersiz kalıyor. Benim kişisel tercihim uzaylılar konusuna hafif bir kapı aralamak yönünde. Yani bizim zamanımızda Von Daniken Amca’nın “Tanriların Arabaları” kitabı çok popülerdi ve ona da fazla haksızlık etmek istemiyorum. Hem fazla endişelenmeye gerek yok, zaten uzaylılar varsa bile Dünya’nın son halini gördükten sonra evrenin en uzak köşesine saklanmışlardır.

 

EFSANE ŞEHİR MACHU PICCHU

Cusco’dan harika bir tren yolculuğu yaptık. Ormanlar, akarsular, dağlar arasından. Öyle çok kolay ulaşamıyorsunuz. Trenden sonra kısa bir otobüs yolculuğu, sonra da yürüyüş var. Zor ulaşılabildiği için İspanyolların istilasindan ve yağmasından kurtulabilmiş gizemli bir İnka Kenti. And Dağları’nda 2.360 m yükseklikte, bulutların üstündesiniz ve manzara gerçekten nefes kesici.

 

Live A+

Live A+

Live A+

 

İnka’lar dağların tepesine mimari şaheserler yapmışlar, astronomide çok ileri gitmişler, tarımda müthişmişler falan da bir tek yazıyı bulamamışlar. Hiç yazılı kaynak olmadığı için de onlar ve şehirleri hakkındaki bilgiler sınırlı ve daha çok arkeologların yorumları şeklinde. Machu Picchu’nun da kuruluş amacı ve anlamı hala tartışma konusu. Bu şehir ile ilgili son kabul gören teori şehrin 1450 yılları civarında İnka hükümdarı tarafından inşa ettirildiği ve 700’den fazla İnka asil ve din adamına ev sahipliği yapmış olduğu. Machu Picchu 200’den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşuyor.

Aslında İnkaların yazıyı bulamadıkları konusu da biraz karışık. Çünkü iletişimlerini Kipu denilen düğümlü sicim demetleri ile yaptıkları biliniyor. Ancak İspanyollar tüm kipulari yok etmişler. Bugün sadece 600 adet gibi çok az sayıda Kipu kaldığından şifresi hala çözülememiş. Ancak bunun bugünkü bilgisayar mantığının temeli olan ikili tercihler sistemi olduğu görüşünü savunanlar bile var.

Neyse, burası çok anlatılabilecek bir yer değil. Gidip orada yetersiz oksijenden mi, yükseklikten mi yoksa şehrin büyüleyiciliğinden mi, başının döndüğünü bilmeden bir köşeye oturup o ortamı yaşamak lazım.

 

İSPANYOLLAR KONUSU

Peru gezisinin her anında adları anılmadan geçilmeyen (adı batasıca) İspanyollardan çok soğuduğum doğrudur. Hiçbir ırk, millet, topluluk hakkında genelleme yapmak istemem tabi. Ve hiçbir milletin tarihi tertemiz değil. Ama o dönemde İspanyolların bu topraklarda tarihin en büyük insan ve kültür katliamını yaptıkları kabul ediliyor. İspanyollar 1531 yılında Francisco Pizaro vasıtasıyla geldikten sonra, birlikte getirdikleri salgın hastalıkların da yardımıyla 11 milyon yerliyi öldürüyorlar. Aslında “medenilerin”, “yerlileri” yok etme durumu tüm Mezoamerika (Meksika ve Orta Amerika uygarlıkları – Aztek, Maya) ve Latin Amerika için geçerli. İstilacılar 1492’de ufukta göründüklerinde 70 Milyon olan Amerika yerli nüfusu fetihlerden 150 yıl sonra 3.5 milyona inmiş.

İspanyolların buralardan Avrupa’ya götürdükleri altın miktarının 185.000 kilo, gümüş miktarının 16 milyon kilo olduğunu da ilave edeyim de konu daha iyi anlaşılsın.

 

Live A+

 

Yeri gelmişken; güneşe, aya, toprağa, denize tapan, doğayi kutsayan İnkalar, İspanyollar tarafından zorla Hristiyanlaştırılmış. Bence onlar hala “Güneşin Çocukları” ve öyle hissediyorlar. Hristiyanlık hiç yakışmamış. Zaten onlar da kilise duvarlarına yaptıkları resimlerde istilacilarla ince ince dalga geçmişler.

TITIKAKA GÖLÜ / UROS ADALARI

Titikaka Gölü deniz seviyesinden 3810 metre yükseklikte ve ticari gemilerin çalısabildiği en yüksek göl unvanına sahip. Çok büyük, deniz gibi. Ortalama derinliği 140-180 metre dersem büyüklüğünü tahmin edersiniz. Gölün bir kısmı Peru’ya, bir kısmı Bolivya’ya ait. Teknelerle gidilen Uros Adaları gezinin en keyifli bölümlerindendi. Oraya özgü Tutara sazlarından insan eliyle yapılmış adalar üzerinde yaşayan bir topluluk var. Sazdan kulübelerde yaşıyorlar. Geçim kaynakları balıkçılıkmış ama şimdi turizm de önemli bir yer almış. Tekne Ada’ya yaklaşınca rengarenk giysileri ile bizi karşıladılar ve oradaki yaşamı anlatan bir gösteri yaptılar. Sonra da kendi yaptıkları dokuma işlerini, sazdan yapılmış hediyelik eşyaları satmaya çalıştılar. Sonuçta yaptıkları bir tiyatroydu ama şu anki yaşamları da bize canlandırdıklarından hiç farklı değil. Bana çok sempatik geldiler. Son olarak bizi şarkılarla uğurladılar.

 

Live A+

Live A+

Live A+

 

Bu ülkede turizm adına yapılan hiçbir şey bana itici gelmiyor. Perulular turizmin nasıl olması gerektiğini çok iyi anlamışlar ve başarı ile uyguluyorlar. Lokal rehberler, oteller, restoranlar, turistik eşya satıcıları, müzeler vs. bu görüşümü destekliyor. İnsanlar ülkeleriyle gurur duyuyorlar ve bizim de beğenmemizi çok istiyorlar. Bunun için de ellerinden geleni yapıyorlar. Yani Avrupa ya da Kuzey Amerika’daki kibar görüntünün altındaki kendini beğenmişlik burada yok. İnsanlar müthiş; güleryüzlü, temiz, gururlu, kibar. En azından benim tanıdıklarım öyleydi. Gittiğim ülkelerde gözlemlediğim bir şey var; “parayla saadet olmaz” sözünü doğrularcasına, bu gibi gelir seviyesi düşük ülkelerde, bu tip ülkeleri sömürerek zenginleşen “medeni” ülkelerden daha çok gülümseyen insan görüyorsunuz. Bir de çocuklar çok güzel.

 

Live A+

Live A+

 

Peru maden kaynakları bakımından Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına karşın insanlar yoksulluk içinde. İspanyolların senelerce yağmalayıp bitiremediği altın ve diğer değerli madenleri şimdi de yabancı sermaye adı altında götürmeye devam ediyorlar.

 

Live A+

Live A+

Live A+

 

NAZCA ÇİZGİLERİ

Bu gezinin en vurucu noktalarından biri. Lima’dan karayolu ile çölü geçerek Pisco’ya gidiyoruz. Peru’nun Pasifik kıyı kesimi aynı zamanda çöl. Bizim gibi deniz ve yeşili özdeşleştiren bir topluluk için çok enteresan bir durum. Denize paralel uzanan And Dağları, yağmur ormanlarındaki bulutların kıyı kesimine geçişini engelliyormuş. Bu yüzden de hiç yağmur yağmıyormuş. Hava her an yağmur yağacak gibi kapalı ama en son yağmur 1976 yılında yağmış. Rehberimiz bunu anlattıktan bir gün sonra biz oradayken yağmur yağdı. Pisco’ya vardığımızda da normalde bu mevsimde hiç olmayan kum fırtınası nedeniyle Nasca uçuşları iptal edildi. Zaten burası öyle bir ülke ki, güneş kremi, yağmurluk, kazak, ince t-shirt, paltoyu aynı gün içinde kullanabiliyorsun.

Neyse konumuza dönersek; bir gün sonra fırtına dindi ve 10 kişilik küçük bir uçakla Nazca çizgileri turumuzu gerçekleştirdik. Pilotumuz çizgileri herkes görebilsin diye havada parendeler atarak uçuşu gerçekleştirdi. İşte maymun orada, kuş burada diyerek hayretler içinde bakındık. M.Ö 100 yıllarında çölün üzerine kazınmış bu devasa şekillerin neden ve nasıl yapıldığı ise hala üzerinde mutabakat sağlanmış bir konu degil. Çeşitli teoriler var tabii. Bilim adamları çizgilerin yağmur duasi için kullanılan açık hava tapınakları olduğu görüşüne sıcak bakıyormuş. Bu konudaki yorumu size bırakıyorum.

 

Live A+

Live A+

Live A+

 

Paracas şehrinde okyanus ile ilk yakın temasımız gerçekleşiyor. Benim gibi deniz aşığı biri için mükemmel bir ortam. Gün batımını binbir çeşit deniz kuşu eşliğinde kutladık.

 

Live A+

Live A+

 

Bu seyahat ile ilgili daha anlatamadığım çok sey (mesela Bolivya kısmı) var ama daha fazla uzatırsam artık okuyan için sıkıcı olabilir düşüncesiyle burada kesiyorum. Gerçekten isteyen için hiçbir şey imkansız değil. O yüzden, o coğrafyaya gitmeyi isteyenler için gidin ve kendi deneyiminizi yaşayın diyorum. “If we have enough to eat, we are happy” diyen, gözlerinin içi gülen insanların arasında, kafanız bulutlara değerken ya da pasifik kokusunu içinize çekerken, rengarenk pazarlarda dolaşırken, dünya güzeli çocukları kucaklarken, İnka uygarlığının gizemlerine kafa yorarken geride biraktiginiz her şey anlamsızlaşacak ve hayatı hissedeceksiniz….

 

Live A+

 

Görseller: Sıdıka Karakuzu

Peru Gezi Notları

Not: Görselleri orijinal boyutlarında görmek için üzerine tıklayınız.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
ELGANİ

ELGANİ

03 Mayıs 2015
322 views
BAHÇE ARASI

BAHÇE ARASI

30 Nisan 2015
155 views
ZEYTİNLİ KÖŞK

ZEYTİNLİ KÖŞK

26 Nisan 2015
250 views
Bunlar da var!
MİSAFİRLİĞİ SEVDİK

MİSAFİRLİĞİ SEVDİK

15 Ocak 2015
10 views
KARŞINIZDA APPLE WATCH

KARŞINIZDA APPLE WATCH

08 Ocak 2015
8 views
iPHONE İPUÇLARI 2

iPHONE İPUÇLARI 2

01 Mart 2015
48 views
Bulmaca

Bulmaca

24 Haziran 2015
6 views